Tıbbi metodlar ve diyet tedavilerinin uzun dönemde başarıları kısıtlı olduğu için obezite cerrahisi gittikçe popülarite kazanmıştır (3-6). Morbid obezite tedavisinde kullanılan yöntemlerden biri olan ve tek kalıcı yöntem olduğu kanıtlanan cerrahi tedavinin % 1.5-8 arasında değişen mortalite oranı vardır (7).

Halk arasında mide kelepçesi olarak da bilinmekte olan ayarlanabilir silikon gastrik band metodunda, yemek borusu ile mide bileşkesinin yaklaşık 20 mm altından, midenin çevresine bir band yerleştirilmektedir. Bandın iç çeperi uzunlamasına bir balon, ya da bisiklet lastiği gibidir. Bu balon ince bir tüp aracılığı ile deri altına yerleştirilen bir porta bağlanır. Band ameliyat sırasında inik olarak bırakılır, fakat yaklaşık 1 ay sonra ciltaltındaki porttan serum enjeksiyonları ile kademeli olarak şişirilir. Bu sayede ameliyattan sonra mide geçişinin boyutu basit bir müdahale ile değiştirilebilmektedir.
Silikondan imal edilen ve herhangi bir alerjik etkisi olmayan band, mideyi adeta kum saati gibi iki bölmeye ayırır. Üstte kalan küçük mide poşu gıdalarla dolduğunda erkenden doyma hissi oluşur ve böylece gıda alımı azaltılmış olur. Band yönteminde de diğer cerrahi yöntemlerdeki gibi temel esas hastanın davranışsal alışkanlıklarını ve yeme şeklini değiştirmektir. Eğer band çıkarılacak olursa hızlı şekilde ameliyat öncesi kiloya dönme mümkün olabilir. Bu nedenle, bu operasyon hastanın yeme alışkanlıkları değişmedikçe morbid obezite için kalıcı bir çözüm değildir. Bununla birlikte, ciddi kilo kaybı sağlayabilir ve obezite ile ilişkili ikincil hastalıklara bağlı riskleri azaltarak daha sağlıklı bir yaşam sunar.
İsveç usulü ayarlanabilir mide bandı (SAGB), 1985’te Isveç’te geliştirilmiştir ve o zamandan beri kullanılmaktadır. Artık SAGB operasyonlarının büyük çoğunluğu laparoskopik yöntemle yapılmaktadır. Morbid obezite tedavisinde kullanılan diğer cerrahi yöntemler mide ve/veya bağırsaklarda rezeksiyon ile kalıcı anatomik değişikliğe neden olabilmektedir. Mide ve bağırsakların orijinal yapılarına dönmesi bu yöntemler sonrasında zorlaşmakta hatta imkânsız hale gelebilmektedir. SAGB’de ise mide ve/veya bağırsağın hiçbir yerinde kesilme, çıkarılma, zımbalama işlemi yapılmamakta ve sonuçta obezite cerrahisinde sık rastlanan birçok yan etkiden uzak kalınmaktadır(20, 21).
SAGB operasyonuyla; midenin üst kısmına silikondan imal edilmiş bir band yerleştirilir ve bu midenin bir kum saati gibi iki kısma ayrılmasına yol açar. Mide poşunun çapı, derinin altına yerleştirilen bir port sayesinde bandın çeperine sıvı enjeksiyonu ve geri çekilmesi ile sağlanmakta, kişi için en uygun olan kilo kaybı miktarı belirlenebilmektedir. Midenin yapısı cerrahi olarak değiştirilmemektedir. Böylece SAGB ile kilo kaybını kişi kendi ihtiyacına ve bünyesine göre ayarlayabilmektedir. İnsanlar arasında anatomik açıdan büyük farklar bulunduğu için bandı, midedeki en uygun pozisyonuna oturtmak her zaman mümkün olamayabilmektedir (20, 21).
Ameliyatın erken dönemdeki yan etkileri nelerdir?
Kusma
Hastaların çoğu yemek yedikten sonra en az bir iki kez ağrı ve kusma ile karşılaşırlar. Bu durum vakaların çoğunda çok fazla ya da çok hızlı yemekten kaynaklanmaktadır. Eğer yeme yavaş ve sakin olursa, hastalar mideden gelen tokluk sinyallerini algılamayı öğrenirler. Eğer bulantı, ağrı veya kusma olursa yeme derhal durdurulmalıdır. Düzenli kusma ciddi bir belirtidir. Yanlış yeme alışkanlıklarından kaynaklanabildiği gibi, gastrik poşun çıkışının çok dar olmasına bağlı da olabilir. Düzenli kusma oluyorsa mutlaka doktorunuzla bağlantı kurmalı ve problemi çözmelisiniz.
Kabızlık
Pek çok hasta ameliyattan sonra kabızlık problemi yaşamaktadır. Bu durum temel olarak gıda alımı ve feçes miktarının azalmasına, dolayısı ile de barsak hareketlerinin yavaşlamasına bağlıdır. Eğer laksatif gerekirse posa oluşturan bitkisel ilaçlar yerine, laktuloz içeren sıvı laksatifler tercih edilmelidir.
Saç dökülmesi
Pek çok hasta ameliyatı takip eden ilk altı ayda artmış saç dökülmesinden şikayet etmektedir. Bu durum relatif yetersiz beslenmeden kaynaklanabilir. Bununla birlikte, bu durum hiçbir zaman kelliğe kadar gitmez ve normal saç büyümesi zamanla geri döner.
Ameliyatın olası komplikasyonları nelerdir?
Ayarlanabilir gastrik band (mide kelepçesi) çoğu hasta tarafından iyi tolere edilir. Komplikasyon oranları düşüktür, ama bu hiç komplikasyonu olmadığı anlamına gelmez. Aşağıda bu ameliyata bağlı olarak oluşabilecek komplikasyonların bir listesini bulabilirsiniz.
Enfeksiyon
Az sayıda vakada bandın çıkarılmasını gerektirecek kadar şiddetli enfeksiyon izlenmiştir. Bazen port sisteminin çıkarılmasını gerektiren port enfeksiyonları da gelişebilir. Bu durumlar ameliyatın başarısız olmasına neden olur. Bu komplikasyondan kaçınmak için enjeksiyonlar sırasında steriliteye maksimum özen gösterilmesi gereklidir.
Band Problemleri
Band erken dönemde delinebilir. Günümüzde bandların teknolojik olarak gelişmesi ile bu tarz problemler en aza indirilmiştir. Bandın delinmesi ile hastalar birden kilo almaya başlarlar. Bu durumda hastanın yeniden ameliyat edilmesi ve bandın yenisi ile değiştirilmesi gerekir. Gelişmiş band teknolojisi sayesinde bu tip problemler en aza indirilmiş olsa da, böylesi teknik sorunların yaşanmayacağı hiçbir zaman garanti edilemez.
Band Migrasyonu (Göçü)
Migrasyon bandın mide duvarını yavaş yavaş erozyona uğratması ve mide lümenine geçmesidir. Bu hastalar da hızlı şekilde ameliyat öncesindeki kilolarını alırlar. Swedish band kullanıldığında bu oran % 3 olarak bildirilmektedir. French bandların kullanımı ile bu oran neredeyse sıfıra inmiştir. Ancak yeni nesil ve daha yumuşak bandlar kullanıma yeni girmiştir ve migrasyon ameliyattan sonra en az 18-24 ay sonra ortaya çıkmaktadır. Bandları hızlı şekilde doldurulan ve total volüme çabuk erişen hastalar migrasyon için daha fazla risk altındadır. Doldurma yavaş ve kademeli olmalıdır. Swedish banda 9, French banda 5 ml’nin üstündeki total volümden kaçınılmalıdır. Temel kurallara uyuldukça bu komplikasyon azalacaktır.
Port Problemleri
Vakaların % 4’ünde port problemleri görülmektedir. İki tip port problemi vardır. Bunlardan ilki, portun kayması ve dönmesidir. Kendi etrafında dönerse bu pozisyonda enjeksiyon mümkün olmaz. Bu durumda lokal anestezi altında yapılacak basit bir müdahale ile yeniden yerleştirilmesi gerekir. İkinci problem port yakınlarında bağlantı tüpünün delinmesidir. Bazı vakalarda port üstündeki dokuda aşırı yağ bulunması nedeniyle portun merkezini bulmak çok zor olabilir ve bağlantı tüpü kaza ile delinebilir. Bu olay, bandı şişiren sıvının kaybedilmesine, mide açıklığının genişlemesine ve ardından kilo alımına yol açar. Bu durum da lokal anestezi altında düzeltilebilir. Port yüzeye çekilir, deliği de kapsayacak şekilde küçük bir parça kesilir ve kalan tüp yeniden takılarak port yerine yerleştirilir. Bu problem nedeniyle sistemlerin tasarımı da değiştirilmiştir. Günümüzde bu problemi önlemek için tüpün 2 cm distal kısmı koruyucu bir tabaka ile kaplanmaktadır.
Obezitenin tedavisindeki asıl hedef; ameliyat sonrası yaşam tarzındaki köklü değişiklikler olmalıdır. Yemekler küçük miktarlarda yenilmeli, iyi çiğnenmeli, tüketilecek sıvı yemek öncesi veya yemek arası alınmalı, regürjitasyon nedeniyle yemek sonrası uzanmamalı veya yatılmamalı, Yüksek kalorili içeceklerden uzak durulmalı, öğün atlanmamalı, ara yiyecekler yenmemelidir (21). Ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonlar; infeksiyon, pnömoni, emboli ve kanamadır. Komplikasyon gelişme riski % 3–5 arasında iken mortalite riski %0,3’dür (21).
Obezitenin tedavisinde başarılı olunabilmesi için; hastaya ameliyat olsun ya da olmasın hayat stilinde radikal değişiklikler yapması gerektiği anlatılmalı, yüksek kalorili yiyecek ve içeceklerden uzak durması gerektiği vurgulanmalı, hormonal bozukluk gibi altta yatan bir rahatsızlık var ise, bu duruma yönelik tedavi yapılmalıdır.
Sonuç olarak; Dünyanın en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelen, yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bu hastalığa karşı geliştirilen tedavi yöntemlerinden biri olan operasyonla mide bandı yerleştirme ameliyatı gittikçe yaygın olarak kullanılmakla birlikte böyle hastalarda var olan akciğer, kalp gibi sistemik bozukluklar nedeniyle operasyon öncesi çok daha titiz davranılmalıdır.
Ameliyat öncesi tetkikler daha kapsamlı yapılarak, oluşabilecek komplikasyonlara önceden tedbir alınabileceği gibi aynı zamanda ameliyat sonrası gelişebilecek komplikasyonların da daha az görülmesine neden olacaktır.
Kaynaklar:
1. Whitaker RC, Wright JA, Pepe MS, Seidal KD, Diaetz WH. Predicting obesity in young adulthood from childhood and parental obesity. N Engl J Med 1997; 337:869–873.
2. Warden HS; Warden CH.Pediatric obesite: An overview of etiology and treatment. Ped. Clin Norh Am 1997; 44: 339–361.
3. Melinek J, Livingston E, Cortina G, Fishbein MC. Autopsy Findings Following Gastric Bypass Surgery for Morbid Obesity Arch Pathol Lab Med. 2002 Sep;126(9):1091–5.
4. Abram S, Johnson C. Prevalence of severe obesity in adults in the United States. Am J Clin Nutr 1980; 33.364–369.
5. Seidell JC. Obesity in Europe: scaling an epidemic. Int J Obes 1995;19 (suppl 3) S. :1–S4.
6. Seidell JC. The impact of obesity on health status: some implications for health care costs. Int J Obes 1995;19 (suppl 6) S. :13–S16.
7. Nguyen NT, Ho HS, Palmer LS, Wolfe BM. A comparison study of laparoscopic versus open gastric bypass for morbid obesity. J Am Coll Surg 2000;191:149–155.
8. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Obezite ve Lipid Metabolizması Çalışma Grubu. Ulusal Obezite Rehberi. 1999.
9. World Health Organization Obesity Epidemic Puts Millions At Risk From Releated Diseases. Press Rlease WHO/46. June 1997.
10. World Health Organization. Controlling The Global Obesity Epidemic. WHO Nutrition. July 2001.
11. McInnis KJ. Diet, exercise, and the challenge of combating obesity in primary care. J Cardiovasc Nurs. 2003;18(2):93–100.
12. Guzman SE. Practical advice for family physicians to help overweight patients. Am Fam Phsycian Monograph Nov 2003.
13. Fogelman Y, Vinker S, Lachter J, Biderman A, Itzhak B, Kitai E. Managing obesity: A survey of attitudes and practices among Israeli primary care physicians. Int J Obes Relat Metab Disord 2002;26,1393–7.
14. Mercer SW, Tessier S. A qualitative study of general practitioners’ and practice nurses’ attitudes to obesity management in primary care. Health Bull (Edinb) 2001;59.248–53.
15. Sansoy V. Türk erişkinlerinde beden kitle indeksi, bel çevresi ve bel kalça oranları. Onat A, editör. TEKHARF Yüzyıl Dönümünde Türk Erişkinlerinde Koroner Risk Ha-ritası ve Koroner Kalp Hastalığı. İstanbul: Argos matbaa-cılık; 2001. p.68–73.
16. Satman İ, Yılmaz T, Sengül A, et al. Population-based study of diabetes and risk charecteristics in Turkey: Results of the Turkish diabetes epidemiology study (TURDEP). Diabetes Care 2002; 25,1551–1556.
17. http://www.stronghealth.com/services/surgical/bariatric/healththreats.cfm
18. http://www.stronghealth.com/services/surgical/bariatric/relatedconditions.cfm
19.http://64.233.183.104/search?q=cache:prTgNgVEFSgJ:www.nlm.nih.gov/medlineplus/ency/ article/003102.htm+morbid+obesity&hl=tr&ie=UTF-8&inlang=tr
20. http://www.turkobesitysurgery.com/sagb2.html
21. http://www.obesityteam.com/weight-loss-surgery-options_AGB.html
22. Pasnik K, Krupa J, Stanowski E. Vertical Banded Gastroplasty: 6 Years Experience at a Center in Poland. Obes Surg. 2005 Feb;15(2):223-7.
23. Taskin M, Zengin K, Unal E, Sakoglu N. Conversion of Failed Vertical Banded Gastroplasty to Open Adjustable Gastric Banding. Obes Surg. 2001 Dec;11(6):731-4.
24. Shiraishi T, Onoe M, Kojima TA, Kageyama T, Sawatsugawa S, Sakurai K, Yoshimatsu H, Sakata T. Effects of Bilateral Auricular Acupuncture Stimulation on Body Weight in Healthy Volunteers and Mildly Obese Patients. Exp Biol Med (Maywood). 2003 Nov; 228(10):1201-7. |